Resmin Edebiyatı ya da Sözcükten Resimler: Azizim Sanat, Onur Keşaplı

Modernitenin dünya ölçeğinde süratle mevzi kaybetmesiyle beraber sanat disiplinlerinde geleneksele dönüş ya da bu uğurda eklektik dokunuşlardan beslenen post modernizmin egemenliği ilan edildi. Modernizmin evrenselliğine karşı küreselleşmeyi çıkartan geç kapitalizmin ekonomi politiğinden bağımsız okumanın mümkün olmadığı bu dönüşüm, elbette edebiyatı da vurarak biçim-içerik dengesini bayağı bir içeriğin hükmüne çevirerek biçimsel hamleleri köreltti. Ülkemizin çok satanlarına bakıldığında bu durumun sonucu daha da somut olarak karşımıza çıkıyor. Tam da böyle bir dönemde, edebiyata biçimsel bir soluk getirme gayesi taşıyan yeni bir kalemi okumak heyecan yaratıyor. Binyıllardır dünya yazılı kültürünü beslemiş Ege Bölgesinin son kuşak yazarlarından Hasan Cüneyt Bozkurt’un “Sözcükten Resimler” adlı ikinci romanı, biçimiyle var olan bir yapıt.

Roman sanatıyla resim sanatının arasında benzerlikler bulunduğunu düşünen bir ressam olan Kadir’in bilgi ve mesaj iletisinden çok görselliğe önem veren dokunuşları, öyküsel kurmacayı kitabın gayesiyle birleştirerek bütünlük sağlıyor. Öyküdeki iç içe geçmeler, katmanlı anlatılar ve gerçek-düş sınırını tümüyle ortadan kaldıran psikolojik alt yapı, “Sözcükten Resimler”de bütünlüğü sarsan yapı bozumu izlenimi uyandırsa da burada tam da Kadir karakterinin motivasyonuna uygun şekilde resim ve edebiyatın ortak paydasını görmek mümkün. Plastik sanatlarda modernizmin zirvesi olarak niteleyebileceğimiz kübizm akımının figürü, yani bütünlüğü, sıfırlamayan ancak parçalara ayırarak kurgusunu izleyiciye bırakan tarzı, “Sözcükten Resimler” için de uygun bir benzetme olabilir. Zira kitapta aynı veya benzer olayları farklı bakış açılarından görerek okumak, okuyucuda kitabın kurgusuna dahil olma güdüsüne yol açıyor. Bu açıdan “Sözcükten Resimler”, izleyiciyi duygusal bir güdülenmeden çok akılcı bir katılıma davet ediyor. Gerçekliğin sınırlarının muğlaklaşması ise kitaba bu kez plastik sanatların bir diğer modern akımı olan gerçeküstücü bir doku kazandırıyor. Hasan Cüneyt Bozkurt, okuyucuya kendi gerçekliğini dayatmak ve belli bir arınma yaratmak yerine yanıtlanması gereken sorular bırakarak hakikatin keşfetme konusunda özgürlük sağlıyor.

Borges’in hikayesinden temel alınarak inşa edilen ve edebiyatımızda Oğuz Atay’ın öncülüğünü karşın devamı gelemeyen modernist anlatıya sahiplenen “Sözcükten Resimler”, özgün sözcüğünü hak eden, kaçırılmaması ve üzerine tartışılması gereken bir eser.

Azizim Sanat, Onur Keşaplı, 13.06.2016